Dövmeci Bölüm 6
KASET ÇEKTİRMEK
İnternetin ve cep telefonunun ortalıkta olmadığı 90lı yılların ilk yarısında, piyasada sadece ana akımlara ait en popüler albümleri
bulabilirdiniz. CD formatı da daha henüz çıkmıştı ve bir kasetten üç kat daha
pahalıydı.
CD’ler ithal olduklarından, yine müzik marketlerinde çok çeşitli grup ve albümler bulunmazdı. Ayrıca CD player’lar da iri boyutlu ve pahalı aletlerdi. CD’nin üzerinde küçücük bir çizik oluşmuşsa, çalım sırasında ses atlamaları oluşur ve o CD bozulmuş kabul edilirdi. Ama pahalı olduklarından öyle bozuk bir CD bile atılmaz, ya araba aksesuarı ya da güvercin kovma aparatı olarak kullanılırdı.
CD’ler ithal olduklarından, yine müzik marketlerinde çok çeşitli grup ve albümler bulunmazdı. Ayrıca CD player’lar da iri boyutlu ve pahalı aletlerdi. CD’nin üzerinde küçücük bir çizik oluşmuşsa, çalım sırasında ses atlamaları oluşur ve o CD bozulmuş kabul edilirdi. Ama pahalı olduklarından öyle bozuk bir CD bile atılmaz, ya araba aksesuarı ya da güvercin kovma aparatı olarak kullanılırdı.
Yeni çıkan albümleri,
ancak birisi sizin için kasete çektiğinde temin edebilirdiniz. Benim için bu
kişilerin başında Teşvikiye sahaflarından Zihni ve Beyoğlu Yeşilçam sokağında
dükkânı olan Remix İhsan geliyordu. Onların işi buydu. Her biri iyi birer albüm
koleksiyoneriydi ve plak ve cd’den oluşan arşivlerini kasete çekmenin yanı sıra,
size kültürünüze katkıda bulunacak da bir sürü öneri verirlerdi. Sohbet etmeyi
sevmeyen biri bile olsanız, bu önerileri ancak onlarla edeceğiniz bir sohbet
sırasında alırdınız. Çünkü çektirttiğiniz bir albümün sonuna, illaki o
albümdeki tarza uygun ve sizin sevebileceğiniz başka bir iki parça daha
sıkıştırırlardı. Siz de meraklanıp onlara parçaların ne olduğunu sormak için
geri koşardınız.
Zihni ve İhsan’dan, rock, blues ve indie alanında
faydalanırdım. Ama heavy metal ve
türevleri için Beşiktaş’tan vapura binmem gerekiyordu. Çünkü Kadıköy’de Akmar
Pasajı vardı ve Akmar Pasajı’nın içinde de bangır bangır heavy metal çalardı. Müzik orada kaset çektirebileceğiniz yan yana
dizili dükkânlardan gelirdi. Bu dükkânlar Atlantis, Hammer ve grup üyelerinden
Hakan Utangaç ve Cenk Ünlü ’nün işlettiği Pentagram’dı. Bu dükkânların hepsinin
ortak özelliği, konseptlerinin heavy
metal olmasıydı. Hatta o zamanlar tüm Akmar Pasajı adeta bir heavy metal pasajıydı denilebilir. Ayrıca
yeraltı fanzin kültürünün ilk yeşerdiği o yıllarda, bir heavy metal fanzini olan Laneth dergisini de sadece oradan
bulabiliyordum.
FANZİNLER
O yılların basılı müzik
ve gençlik dergilerinde, rock, heavy metal ve alternatif akımların
dünya güncelini takip etmek mümkün değildi. Bunlara dönemin popüler gençlik
dergisi olan Blue Jean’de biraz ucundan yer verilse de yine hâkimiyet popüler
kültürün elindeydi. Bu durum fotokopi ile basılıp çoğaltılan ve adına fanzin
denilen dergi kültürünün yaygınlaşmasına olanak sağlamıştı.
Fanzin kelimesi fanatik ve magazin kelimelerinin birleşiminden oluşur.
Fanzin kelimesi fanatik ve magazin kelimelerinin birleşiminden oluşur.
“Okuyacak bir şey
bulamıyorsan sen yaz” zihniyetiyle hazırlanan bu dergilerin öncülerinden Laneth,
dünya heavy metal kültürünü temsil ederken, alternatif edebiyat kültürünü
temsil etme işi de Mondo Trasho dergisinindi. Tabii ki fanzinleri gazete bayilerinden
değil, ancak Teşvikiye tezgâhları veya Akmar Pasajı gibi yerlerden bulabilirdiniz.
DEMOLAR
Demo bir müzik grubunun,
bir plak şirketi veya bir yapımcıya, kendini tanıtmak için verdiği kayıttır.
Ancak o yıllarda, fanzin kültürünün yaygınlaşmasına sebep olan kültürel açlık,
müzik piyasasında da vardı. En mütevazı bir rock
grubunun bile albüm çıkartması neredeyse hayaldi. Şirketler sadece pop müzik
projeleri ile ilgileniyordu.
Durum böyle olunca da “dinleyecek
bir şey bulamıyorsan sen kaydet” zihniyeti doğdu.
O dönemin demo anlayışı,
bir grubun fotokopi ile kapak tasarımlarını yapıp amatör olarak kaydettiği
albümleri tanımlardı. Bu albümleri de fanzinlerin satıldığı yerlerde
bulabilirdiniz.
Bugün artık koleksiyon objesi
haline gelmiş olan bu demolar ve fanzinler, o yıllarda kültürel anlamda nefes
almanızı ve dünyada yalnız olmadığınızı anlamanızı sağlayan tek medya
araçlarıydı.


















