90lı yılların başlarında Teşvikiye Camii’nin duvarlarında; sonradan underground bir plak şirketine dönüşecek olan “Zihni Müzik”ten Zihni, sonradan sinema ve televizyonlarda sık sık göreceğimiz bohem jön Nejat İşler tezgah açar, sahaflık yaparlardı. Ayrıca oralarda sanat ve medyatik camialardan da simalar görmek çok olasıydı.
Zihni müşterileri için
piyasada bulamayacağınız albümleri kasete çekerdi. Nejat Şişli Terakki ve Işık
Liseli kızların hülyalı bakışları altında eski kitaplar satardı. “Deli” lakaplı
Şeref, heavy metal’in bir türü olan
“Death Metal”e gönül bağlamasından önce, oradaki sahaf dönemini başlatan öncü
kişilikti. Biriyle buluşacaksanız “saat 11de Nejat’ın tezgâhta” şeklinde
sözleşirdiniz.
Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen ve Pentagram,
Metalium, Hazy Hill gibi grupların başını çektiği Heavy Metal konserlerine
oradan buluşup gitmek adettendi.
Ben de bir süre oralarda tezgâh
açmış olduğumdan hepsiyle muhabbetim vardı. Benim oradaki sahaflığım yaklaşık
iki sene kadar sürmüştü ve sahaflığın, kültür/sanat hayatının çok önemli bir
sosyal yönü olduğuna tanıklık etmiştim. İlk başta babamın arşivinden ve
kütüphanesinden arakladığım plaklarla açtığım tezgâhım için, bir süre sonra
milletin evine gidip, eski kitaplarını satın alır hale gelmiştim.
Bugünkü pişmanlığım, o
zamanlar değerini bilemediğim bazı plak ve kitapları satmış olmamdır. Yıllar
yıllar ve yıllar sonra bir gün babamın bir sahafta kendi adına imzalanmış bir
kitabı bulması da ayrı bir rezalet tabii.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder