Dövmeci Bölüm 15
Küçük bir çocukken babam
beni sık sık sinemaya götürürdü. Blues Brothers, Süperman, Star Wars, Indiana
Jones… Hepsini ilk defa sinemada izledim. O zamanlar yaşım daha küçük olduğundan her
birine babamın tavsiyesiyle gidiyorduk.
Birkaç sene sonra, videokaset
kiralama dönemi altın çağını yaşarken, babamın bazı filmleri bana hiç tavsiye
etmemiş olduğunu fark ettim. Rocky, Rambo ve bilumum karate filmiyle işte o
dönem tanıştım.
Hele ki ninja filmleri.
Hastasıydım ninjaların. Tüm mahallenin videokaset kiraladığı dükkân olan Uğur Video
’ya gider ve babamın da oradan video kiraladığını bildiğimden, “Uğur Abi lütfen
bana adında ninja kelimesi geçmeyen ama içinde ninjalar olan bir film ver”
derdim. Evimiz bahçe katıydı. Bahçedeki ağaçların dallarına ipler gererek
yaptığım yaylara oklar takar, kendi kendime ninjacılık oynardım.
Tabii o
zamanlar ninjanın kiralık katil anlamına geldiğini bilmiyordum.
Çocukluğumda babam, kendi
annesi ve anneme sıkı sıkıya tembih etmiş “Emre oyuncak silahlarla kesinlikle
oynamayacak” diye. Ben yine babaanneme kendimi acındırıp oyuncak tabanca falan
aldırıyordum babamdan gizli gizli. Ama tüm çocukluğum boyunca babam, şiddet
unsuru içeren her tür olgudan beni uzak tutmak için hep bir gayret sarf etti.
Emre Cebeci'den Selim Cebeci çeşitlemeleri 1983-1990 arası
Bugün silahlara ve
şiddete olan alerjimin sebebi babamdır. Çocuklara silah sevgisi aşılamanın çok
aşağılıkça olduğunu düşünüyorum.
Bence öldürmekten başka bir boka yaramayan ateşli silahlara duyulan hayranlık kadar “acizlik” belirtisi azdır.
Bence öldürmekten başka bir boka yaramayan ateşli silahlara duyulan hayranlık kadar “acizlik” belirtisi azdır.
Sweet Home İstanbul 1987





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder