6 Şubat 2020 Perşembe

İlk Gitar, İlk Grup ve Yıldız Sineması Konseri


Dövmeci Bölüm 8



İLK GİTAR

Bir gün Lâçin bana “bence sen de gitar çalmalısın” dedi ve fitilimi yaktı. Bana bir elektrogitar almak için Tünel’e gittik. 

Tünel’de henüz o yıllarda, vitrinlerinde üst seviyedeki gitarları görebileceğiniz dükkânlar yoktu. Hani alabileceğimizden değil de gözümüzü şenlendirebilmek bakımından söylüyorum. Türkiye’de daha henüz kredi kartı da kullanılmadığından, taksitli satış senet yapma usulü ile gerçekleştiriliyordu.

Bizim girdiğimiz dükkân, şimdilerde Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış olan Zühal Müzik’in o zamanki ilk dört metrekarelik yeriydi. 

Orada, bizim gibi ergenleri çeşitli artistik gitar numaralarıyla tavlayan kurt esnaf Engin çalışıyordu. Engin’in klasik lafı, “Dur sana şu gitarla bir şov çekeyim” idi. Beğendiğiniz gitarı alır ve pantolonunun paçalarını içine soktuğu kovboy çizmeleri ile yerde tempo tutup, kafasını ritimli bir şekilde sağa sola çevirerek, rock klasiklerinden kesitler çalardı. 

Bana da Bulgar yapımı, muhtemelen daha önce birçok gazino sahnesi görmüş, ikinci el bir gitar ve ondan da ses çıkartabilmem için yerli üretim bir saz amfisi sattı.

İlerleyen zaman içerisinde o gitarla öğrendiklerimle Dimensions ’da çalmaya, müzisyenlik ile Beyoğlu’nda elimde gitar taşımanın havasını atmaya ve annemi de çileden çıkartmaya başladım.


                                                           
                                                           Emre Cebeci 1992


DIMENSIONS

O yıllar grupların kaydettikleri demo kasetlerin bir albümmüşçesine kabul edildiği yıllardı. Çünkü albüm kaydetmek sadece bir hayaldi. Hâlbuki makul bir parayla yapacağınız kaydı, fotokopi ile imal edeceğiniz kapaklarla Zihni veya Akmar’daki dükkânlardan dinleyicinize ulaştırmanız olası idi.

Biz menajeri olan şanslı gruplardan biriydik. Menajerimiz ve İstanbul Üniversitesi Rock Kulübü’nün kurucusu olan Tayfun Altınbaş ile iki demo, liseler arası bir turne ve çok sayıda bar konseri verdik. Şöhretimiz Beyoğlu’nun ara sokakları ve kolejler arasında gidip geliyordu.



Dimensions'ın ikinci demo kapağı (birincisi maalesef kayıp) SUN ve Rebellion parçası için tişört tasarımı. Emre Cebeci 1994

              

              

              



1993 senesinde ilk demomuzu kaydettik. Kaydı yapan tonmayster Kemal Abi, bizimle eşzamanlı olarak da Athena’nın One Last Breath albümünü kaydediyordu. Kemal abi akşamcıydı. Belli bir saat geldiğinde dolabından şişesiyle kadehini çıkartır ve mesaisine demlene demlene devam ederdi. Biz de bunu öğrendiğimizden paralarımızı denkleştirip ona güzel bir rakı götürmüştük. Ama o bize, Athena’yı kastederek, “Bakın çocuklara. Onlar Kemal Abilerine viski getiriyor. Siz ise beni rakıya talim bırakıyorsunuz” demişti.







                                    


                                   


                                    


                                    


Paylaşım için Türkiye Rock Tarihine teşekkürler
                                                                  
                                                                    

                                                                  
                                                                    KADRO









Haberim yokmuş gibi çek kanka!...


YILDIZ SİNEMASI KONSERİ

Aynı sene Beşiktaş’ta şimdi yıkılmış olan ve ucuz seks filmlerinin oynatıldığı Yıldız Sineması’nda da bir konser düzenledik. Bu konser, çıkartmak istediğimiz toplama Türk rock kaseti yararınaydı. Konsepti gereği, konserdeki dört grubun da tarzı kel alakaydı. 

Grunge ve punk arasında gidip gelen Dimensions, dönemin en prestijli death metal gruplarından Death Room, hippie rock yapan Scarecrow (sonradan adları Siddhartha olacaktı) ve Ankaralı satanist black metal grubu Witchtrap. Bugün böyle bir konseri düşünebilir misiniz?


                          Yıldız Sineması Konseri'nin Afişi / Emre Cebeci 1993





Sonradan anlatılana göre, Witchtrap üyeleri sahne şovları için kasaptan alıp boyunlarına doladıkları sakatatların kanlarını temizlemeden Ankara’ya dönmüşler de bütün treni kokutmuşlar.

Sinema salonunda oluşan tahribatın faturası yüzünden toplama kaset falan çıkartamadık. Ama tahminimce o konser, orada bulunanların bugün bile aklından çıkmamıştır.




Video kimine göre argo, satanizm ve cinsellik içerebilir. Affola.. 

Bu arada videoda seyirciler arasında 23 sene sonra Kötü Kedi Şerafettin'in animasyonunu yönetecek olan Ayşe Ünal'ın "İleride yönetmen olunca sizi ben çekeceğim" demesi en hoş detaylardan biri olsa gerek. 

Tabi bir de seyirciler arasındaki ergen Nil Karaibrahimgil'in ise ilk paparazzi deneyimi olsa gerek.

Ayrıca sevgili Scarecrow Özgür Kurcan'ı da rahmet ve özlemle anıyorum. 







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder