Dövmeci Bölüm 8
İLK
GİTAR
Bir gün Lâçin bana “bence
sen de gitar çalmalısın” dedi ve fitilimi yaktı. Bana bir elektrogitar almak
için Tünel’e gittik.
Tünel’de henüz o yıllarda, vitrinlerinde üst seviyedeki
gitarları görebileceğiniz dükkânlar yoktu. Hani alabileceğimizden değil de
gözümüzü şenlendirebilmek bakımından söylüyorum. Türkiye’de daha henüz kredi
kartı da kullanılmadığından, taksitli satış senet yapma usulü ile
gerçekleştiriliyordu.
Bizim girdiğimiz dükkân,
şimdilerde Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış olan Zühal Müzik’in o zamanki
ilk dört metrekarelik yeriydi.
Orada, bizim gibi ergenleri çeşitli artistik
gitar numaralarıyla tavlayan kurt esnaf Engin çalışıyordu. Engin’in klasik
lafı, “Dur sana şu gitarla bir şov çekeyim” idi. Beğendiğiniz gitarı alır ve
pantolonunun paçalarını içine soktuğu kovboy çizmeleri ile yerde tempo tutup,
kafasını ritimli bir şekilde sağa sola çevirerek, rock klasiklerinden kesitler çalardı.
Bana da Bulgar yapımı,
muhtemelen daha önce birçok gazino sahnesi görmüş, ikinci el bir gitar ve ondan
da ses çıkartabilmem için yerli üretim bir saz amfisi sattı.
İlerleyen zaman
içerisinde o gitarla öğrendiklerimle Dimensions ’da çalmaya, müzisyenlik ile
Beyoğlu’nda elimde gitar taşımanın havasını atmaya ve annemi de çileden
çıkartmaya başladım.
Emre Cebeci 1992
DIMENSIONS
O yıllar grupların
kaydettikleri demo kasetlerin bir albümmüşçesine kabul edildiği yıllardı. Çünkü
albüm kaydetmek sadece bir hayaldi. Hâlbuki makul bir parayla yapacağınız
kaydı, fotokopi ile imal edeceğiniz kapaklarla Zihni veya Akmar’daki dükkânlardan
dinleyicinize ulaştırmanız olası idi.
Biz menajeri olan şanslı
gruplardan biriydik. Menajerimiz ve İstanbul Üniversitesi Rock Kulübü’nün
kurucusu olan Tayfun Altınbaş ile iki demo, liseler arası bir turne ve çok
sayıda bar konseri verdik. Şöhretimiz Beyoğlu’nun ara sokakları ve kolejler
arasında gidip geliyordu.
Dimensions'ın ikinci demo kapağı (birincisi maalesef kayıp) SUN ve Rebellion parçası için tişört tasarımı. Emre Cebeci 1994



1993 senesinde ilk
demomuzu kaydettik. Kaydı yapan tonmayster Kemal Abi, bizimle eşzamanlı olarak
da Athena’nın One Last Breath albümünü kaydediyordu. Kemal abi akşamcıydı.
Belli bir saat geldiğinde dolabından şişesiyle kadehini çıkartır ve mesaisine
demlene demlene devam ederdi. Biz de bunu öğrendiğimizden paralarımızı
denkleştirip ona güzel bir rakı götürmüştük. Ama o bize, Athena’yı kastederek,
“Bakın çocuklara. Onlar Kemal Abilerine viski getiriyor. Siz ise beni rakıya
talim bırakıyorsunuz” demişti.
Paylaşım için Türkiye Rock Tarihine teşekkürler
KADRO
Haberim yokmuş gibi çek kanka!...
YILDIZ SİNEMASI KONSERİ
Aynı sene Beşiktaş’ta
şimdi yıkılmış olan ve ucuz seks filmlerinin oynatıldığı Yıldız Sineması’nda da
bir konser düzenledik. Bu konser, çıkartmak istediğimiz toplama Türk rock kaseti yararınaydı. Konsepti gereği,
konserdeki dört grubun da tarzı kel alakaydı.
Grunge ve punk arasında gidip gelen Dimensions, dönemin en prestijli death metal gruplarından Death Room, hippie rock yapan Scarecrow (sonradan adları Siddhartha olacaktı) ve Ankaralı satanist black metal grubu Witchtrap. Bugün böyle bir konseri düşünebilir misiniz?
Grunge ve punk arasında gidip gelen Dimensions, dönemin en prestijli death metal gruplarından Death Room, hippie rock yapan Scarecrow (sonradan adları Siddhartha olacaktı) ve Ankaralı satanist black metal grubu Witchtrap. Bugün böyle bir konseri düşünebilir misiniz?
Yıldız Sineması Konseri'nin Afişi / Emre Cebeci 1993
Sonradan anlatılana göre,
Witchtrap üyeleri sahne şovları için kasaptan alıp boyunlarına doladıkları
sakatatların kanlarını temizlemeden Ankara’ya dönmüşler de bütün treni
kokutmuşlar.
Sinema salonunda oluşan
tahribatın faturası yüzünden toplama kaset falan çıkartamadık. Ama tahminimce o
konser, orada bulunanların bugün bile aklından çıkmamıştır.
Video kimine göre argo, satanizm ve cinsellik içerebilir. Affola..
Bu arada videoda seyirciler arasında 23 sene sonra Kötü Kedi Şerafettin'in animasyonunu yönetecek olan Ayşe Ünal'ın "İleride yönetmen olunca sizi ben çekeceğim" demesi en hoş detaylardan biri olsa gerek.
Tabi bir de seyirciler arasındaki ergen Nil Karaibrahimgil'in ise ilk paparazzi deneyimi olsa gerek.
Ayrıca sevgili Scarecrow Özgür Kurcan'ı da rahmet ve özlemle anıyorum.








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder